YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13228
KARAR NO : 2014/15602
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
Tebliğname No : 8 – 2013/401012
MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2013
EK KARAR TARİHİ : 12/11/2013
NUMARASI : 2012/238 (E) ve 2013/206 (K)
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün sorgusunda beyan ettiği adresine tebliğe çıkartıldığı, adreste tanınması nedeni ile tebligatın iade edilmesi üzerine MERNİS’te kayıtlı adresi araştırılmaksızın aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılması karşısında sanık müdafiinin temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2013 tarih, 2012/238 esas ve 2013/206 karar sayalı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın sahibi olduğu Ülkü Mobilya isimli şirkette müdür olarak görev yaptığı, katılanın 2010 yılı Mayıs ayı başında yaklaşık 20-25 günlüğüne Gaziantep’e giderken işyerindeki içerisinde toplam miktarı 38.000,00 TL olan müşteri çekleri ile 13.000,00 ilâ 14.000,00 TL nakit para ve iki adet kredi kartı bulunan çekmecesinin anahtarını sanığa emanet ettiği, geri döndüğünde sanığın işyerinde bulunmadığını, çekmecedeki çekleri, paraları ve kredi kartlarını da yanına alarak ortadan kaybolduğunun, katılanın sanığa telefon ile ulaştığında İnegöl’de ucuz mobilya bulduğunu, kısa bir süre içerisinde geri geleceğini söylemesine rağmen dönmediğinin, bu sırada kredi kartları ile çeşitli yerlerden alış verişler yapıldığının ve nakit para çekildiğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın işten ayrıldığını, katılana ait kredi kartlarının şifresini bilmediğini, şirketin parasını almadığını savunması karşısında, öncelikle şikayet dilekçesi, soruşturma ifadesi ve kovuşturmadaki beyanları arasında çelişki bulunan katılanın hangi tarihler arasında Gaziantep’te bulunduğunun netleştirilmesi, kredi kartları ile yapılan alış verişlere ve nakit para çekimine ilişkin olarak varsa görüntü kayıtlarının araştırılması, alış verişin yapıldığı yerlerden kim tarafından ödeme yapıldığının sorularak gerekirse teşhis işlemi yaptırılması, şirket kasasında nakit para ve müşteri çeklerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, bu hususta muhasebe kayıtları ile varsa kasa defteri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanığın müşterilerden tahsil ettiği paraları da mal edindiğinin iddia edilmesi karşısında sözü geçen müşterilerin kimler olduğu tespit edilip, tanık sıfatıyla dinlenerek bahsi geçen paraları kime verdiklerinin, karşılığında belge alıp almadıklarının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının gün olarak belirlenip bir gün karşılığı 20,00 ilâ 100,00 TL arasında bir rakamla çarpılması suretiyle belirlenmesi gerekirken doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle TCK’nın 52. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz talebinin reddedilmesi üzerine kararın kesinleştirilerek infaza verildiğinin anlaşılması karşısında infazın durdurulmasına, sanık başka suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Savcılıklarına yazı yazılmasına 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.