Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/13495 E. 2015/24368 K. 28.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13495
KARAR NO : 2015/24368
KARAR TARİHİ : 28.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Müştekinin “… A Car” isimli işyerinin sahibi olduğunu, 06/04/2011 tarihinde kendisini … olarak tanıtan sanığın müştekiye ait işyerine gelerek, “yarın misafirinin geleceğini ve … Connect tarzı bir aracı bir haftalığına kiralamak istediğini, … gideceğini” söylediği, müştekinin sanık ile kira bedeli olarak 600 TL’ye anlaştığı, sanığın Ali İlhami Altun adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi fotokipisi ile bu şahıs adına elektrik faturasını müştekiye verdiği ve tarafların sözleşme imzaladıkları, sanığın 50 TL para kapora bıraktığı, ertesi sabah müştekinin … plaka sayılı … Connect marka aracı teslim ettiği, 08/042011 günü şahsın … plakalı aracı geri getirdiği, “aracın büyük olduğunu” söyleyerek, bunun yerine … plakalı … marka aracı aldığı ve gittiği, 15/04/2011 tarihinde müştekiyi … isimli şahsın telefonla arayarak “… ilçesinde oto galericisi olduğunu, … plakalı aracı satın aldığını ve işlemlerini gerçekleştirmek istediğini” söylediği, müştekinin ise bu aracın tarafından kiralık olduğunu söylemesi üzerine Arif adlı şahsın kendisine bu aracı satmak isteyen kişinin eşgalini verdiğinde sanığın müştekiyi dolandırıdığının anlaşıldığının iddia edildiği somut olayda; sanığın müştekiye … adına düzenlenmiş ve nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanını sahte olarak düzenlenip dolandırıcılık eyleminde kullanması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.