YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14025
KARAR NO : 2014/17820
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/195195
Dolandırıcılık suçundan sanık O.. T..’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 168/2, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 420,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1 -a,b. maddesi gereğince hapis cczasının ertelenmesine dair Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2013 tarihli ve 2013/226 esas, 2013/775 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/05/2014 gün ve 2013/9336/31723 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2014 gün ve 2014/195195 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1 ve 168/2. maddeleri gereğince hükmolunan 6 ay hapis ve 25 gün adlî para cezasından, adli para cezasının aynı Kanun’un 62/1. uyarınca 1/6 oranında indirildiğinde, 20 gün adlî para cezası yerine 21 gün adlî para cezasına hükmolunması ve aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir”, hükmüne aykırı olarak bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı 20 liradan hesap edilmek üzere 420,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmolunmasında,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-1/1/8 esas, 2007/152 karar sayılı ilâmında da açıklandığı gibi yasa koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin yasal olması ve dosya içeriği ile örtüşmesi gerektiği hâlde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrıca gerekçe gösterilmeden adlî para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek sureti ile çelişkiye düşülerek usul ve yasaya aykırı hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Tebliğnamenin 1′ no’lu bozma isteminin incelenmesinde,
Sanık hakkında TCK’nın 157/1 ve 168 maddeleri göre tayin olunan 25 gün adli para cezasının 62 madde ile indirimi sırasında, 20 gün yerine 21 gün olarak yanlış hesap edilmesinin aşağıda yazılı ‘2’ no’lu bozma istemi ve uygulama karşısında sonuca etkili olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Tebliğnamenin ‘2’ no’lu bozma isteminin incelenmesinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 gün ve 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrıca gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10.2013 gün ve 2013/226 esas, 2013/775 sayılı kararın CMK’ nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkında kurulan hükümde tayin olunan adli para cezasınına ilişkin olarak, ’50’ gün, ’25’ gün, ’21’ gün ve ‘420 TL’ ibarelerinin çıkartılarak, sırasıyla “5” gün, 2 gün, 1 gün ve “20” TL adli para cezası ibarelerinin eklenmesine, infazın buna göre yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 03.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.