YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14101
KARAR NO : 2014/18346
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-e, 62/1-2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 17.604,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2012 tarihli ve 2012/108 esas, 2012/225 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/06/2014 gün ve 2013/11008/37891 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2014 gün ve 2014/218012 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanığın eşi …’ın, babasından kalan maaşı alabilmek amacı ile sanık ile muvazaalı olarak boşandıktan sonra aynı evde yaşamaya devam ederek Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan maaş almak sureti ile sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; hukuken geçerli bir kararla boşandıktan sonra, eşlerin bir arada yaşamasını engelleyecek şekilde birlikte yaşamanın suç olduğuna dair kanuni bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, eşlerin bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacı ile yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı, nitekim 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarlarının geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezaî düzenlemenin bulunmaması nedeni ile eylemin hukukî ihtilâf mahiyetinde olduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’ın diğer sanık … ile birlikte iştirak halinde kamu kurumunu dolandırdıkları iddiası ile açılan davada 21/06/2012 tarihinde sanıkların mahkumiyetine karar verilmiş, sanık … yönünden temyiz edilmeden kesinleşen kararın diğer sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Dairemizin 07/04/2014 gün ve 2014/3235-6546 sayılı kararıyla sanık … yönünden bozulmasına ve bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …’a da CMUK’nın 325. maddesi gereğince teşmiline karar verilmiş olması, nitekim yerel mahkemece bozma üzerine her iki sanık yönünden yapılan yargılama sonucunda 13/05/2014 tarih ve 2014/78-63 sayı ile sanıklar … ve …’in beraatlerine karar verilmiş bulunduğu, bu durumda sanık … hakkında verilen ve bozulması istenilen 21/06/2012 tarihli hükmün teşmil uygulaması ile ortadan kalkmış olduğunun anlaşılması karşısında konusu bulunmayan Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 10/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.