YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14189
KARAR NO : 2015/24536
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların trafikte şerit değiştirmesi nedeniyle katılanın kornaya basarak ikaz etmek istediği, ancak sanıkların daha sonra katılanı takip ettikleri, aracını sıkıştırdıkları ve katılanın da durduğu araçtan indiği, diğer araçtan inen sanıkların katılanla tartıştıkları ve ona ana avrat sinkaflı sözler ile hakaret ettikleri ve tekme tokat basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde darp ettikleri, aracına da tekmeler ile vurdukları, aracın plakalığını kırdıkları, bu suretle atılı mala zarar verme suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/11/2002 tarih ve 272-402 E.K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’nın 223/son maddesi ile aynı mahiyette hüküm içeren ve 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesine göre; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnasının, dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması halinde verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu, buna göre; sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak ve delil takdirine girmek suretiyle mahkumiyet kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.