Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/15375 E. 2014/15616 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15375
KARAR NO : 2014/15616
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklardan …’in kumar alışkanlığı nedeni ile çok miktarda borcu olduğu, borçlarını ödeyebilmek için başkalarına ait nüfus cüzdanlarını diğer sanıklara kullandırtmak suretiyle … Bankası Samsun Şubesi’nden krediler kullandırdığı, bu kapsamda başkalarına ait kimlik bilgileri ile SGK’ya ait internet sitesinden maaş bordroları ve hizmet dökümü belgeleri aldığı, sahte olarak yerleşim belgeleri, vergi levhaları, işyerlerinin bağlı olduğu, odalara ait kayıtlar ve işverenlere ait imza sirküleri oluşturarak kredi başvurusunda kullandığı, diğer sanıklara kullanacağı kredilerden para vereceğini söyleyerek kredi başvuru formlarını ve sözleşmelerini imzalamalarını sağladığı, bankada çalışan şirket elemanı sanık …’nun çekilen keridilerden pay amak koşulu ile banka içerisindeki işlemleri takip edip, çabuklaştırdığı, bu şekilde sanık …’in babaannesi … adına kim olduğu tespit edilemeyen bir bayanı azmettirmek ve kullanmak suretiyle 5.900,00 TL, sanık … ile anlaşarak …, … ve … …. … kimlik bilgilerini ve adlarına düzenlenmiş belgeleri kullanarak 5.300,00 TL, 5.000,00, 7.500,00 TL, sanık … ile anlaşarak …’a ait kimlik bilgileri ve adına düzenlenmiş belgelerle 5.000,00 TL, kim olduğu tespit edilemeyen bir kişiyi kullanarak … adına 6.000,00 TL, sanık … ile anlaşarak … adına 10.000,00 TL, … … adına 7.500,00 TL, … adına 14.000,00 TL sanık … ile anlaşarak …’ın kimlik bilgilerini kullanarak 7.000,00 TL kredi kullandıkları, sanık … … ile anlaşarak … … … kimlik bilgilerini ve adına düzenlenmiş evrakları kullanarak 7.000,00 TL çekmek isterken belgelerin sahteliğini anlayan banka yetkililerinin sanık …’nu yakalatmaları nedeniyle bu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, somut olayda,
1- Sanık …’ın temyiz talebi ile sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar …, … ve …’nun başkalarına ait kimlik bilgileri ve sahte evraklar ile kredi çektiklerinin anlaşılması karşısında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan adli para cezaları belirlenirken tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken elde edilen haksız menfaat miktarının altında kalacak şekilde temel günü belirleyip, TCK’nın 43. maddesine göre arttırım yapıldıktan sonra belirlenen günün haksız menfaatin iki katına çıkartılıp, budan sonra TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık …’ın temyiz talebine ilişkin olarak; temyiz isteminin reddine dair 03.06.2013 tarih ve 2013/572 D.İş sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ve sanık … hakkında ki temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2-Sanıklar … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, sanık … hakkında ise nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan adli para cezaları belirlenirken tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken sanık … için temel cezanın 200 gün olarak belirlenip neticeden 8.333 TL, sanık … için ise temel cezanın 300 gün olarak belirlenip neticeden 11.666 TL’ye hükmedilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca
düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin olarak sanık … hakkında sırasıyla “200 gün”,”4.000 TL adli para cezasına çevrilmesine”, “10.000 TL adli para cezasına çevrilmesine” ve “8.333 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5000 gün”,”4166 gün” ve “8.320,00 TL”; sanık … hakkında ise sırasıyla “300 gün”,”6.000 TL adli para cezasına çevrilmesine”, “14.000 TL adli para cezasına çevrilmesine” ve “11.666 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “700 gün”,”583 gün” ve “11.660,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.