YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15573
KARAR NO : 2015/25495
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/10/2010 tarih ve 2010/9-149/205 sayılı kararında açıklandığı üzere ve dosya içeriğine göre suçtan zarar görmüş olan şikayetçinin, CMK’nın 260.maddesi uyarınca kurulan hükmü temyiz ve kamu davasına katılma hakkı bulunduğunun anlaşılması karşısında; şikayetçinin CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile dosyada tanık olarak dinlenen, katılan …’nün arkadaşı olan …’in arasında veresiye içki satma konusunda tartışma yaşandığı, katılanın, arkadaşını kendisine ait araç ile işyerinden aldığı sırada sanık ile tanığın tekrar konuşup ayrıldıkları, katılanın aracını evinin önüne park ettiği, ertesi günün sabahında aracına baktığında lastiklerinin kesilip sol orta camının bir tanesinin kırıldığını gördüğü somut olayda; sanığın inkara yönelik savunmasına karşın, malA zarar verme eylemini gören ya da bilen birisinin bulunmadığı ve olayı aydınlatacak herhangi bir maddi delilin de elde edilmediği gözetilerek verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.05.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı oy;
Sanığın, katılanın .. plakalı aracına park halindeyken, aracın lastiklerini kesmek ve sol orta camını kırmak suretiyle toplam 1.670- TL zarar verdiği iddia edilen olayda;
15.10.2012 tarihli olay yeri inceleme raporunda, katılanın aracında dört adet araç lastiğinin zarar gördüğü, aracın 45×50 cm ebadındaki sol orta camının muhtemelen dışarıdan sert bir cisimle kırılmış olduğu, … “şüphelinin otomobilinin içerisinde bulunan bir ucu kırılmış ağaç parçası ile zarar gören aracın yan tarafında bulunan ve bir ucu kırılmış olan parçalar üzerinde yapılan incelemede kırık uçlar ile birleştirildiğinde benzerlik gösterdiği… birbirinden kopan parçalar olduğu değerlendirilmiş”; 14.10.2012 tarihli olay ve görgü tespit tutanağında, … …’nün, … “ayrıca kırılan camın önünde odun parçasının olduğu gördüğünü, …” denilmiştir.
Duruşmada dinlenen bilirkişinin yeminli beyanında (olay yerinden ve sanığın aracının içerisinden bulunarak emanete alınan), 50 cm ve 25 cm uzunluğundaki parçaların meşe odunu olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki anlatımlarla birlikte dosyadaki mevcut bilgilere bakıldığında, olay yerinde kırılan camın yanında ve sanığın aracında bulunan (50 ve 25 cm.lik) meşe odunlarının bir bütünken kırıldığı ve kırık uçların birleştirildiğinde benzerlik gösterdiği, katılanın aracının camına da sert bir cisimle zarar verildiği, sanığın duruşmada, evine sabahleyin polislerin geldiğini, kendi aracında sopa ve taş bulduklarını, sopayı kardeşi fırıncılık yaptığı için onun koymuş olabileceğini savunmuş olduğu da dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun sübuta erdiği gözetilmeden beraatine dair hükmün bozulmasına karar verilmesi düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun onama görüşüne katılamıyoruz.