Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/16221 E. 2014/18352 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16221
KARAR NO : 2014/18352
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda… Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/03/2014 tarihli ve 2014/1080 2014/677 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın kabulü ile soruşturma evrakının ve kararın gereği için Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/05/2014 tarihli ve 2014/225 değişik iş sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/06/2014 gün ve 2014-12731/42504 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2014 gün ve 2014/240098 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüpheli arasında araç takasına bağlı sözleşme yapıldığı, sözleşmeye aykırı hareket edildiğinden bahisle olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı ve herhangi bir suç unsuru içermediğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olup, yapılan itiraz üzerine anılan Mahkeme tarafından bahse konu olayda resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları açısından araştırma yapılmadığından verilmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmış ise de, müştekinin Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığında 06/03/2014 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde belgenin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu belirterek ödediği paranın iadesini istediğini belirttiği, bu hali ile bahse konu eylemin hukuki ihtilaf kapsamından kaldığı, bu nedenle itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın incelenmesinde, müştekinin sanıkla karşılıklı olarak araçlarını takas ettiklerini, buna dair protokol yaparak kendisinin sanığa 4.000 TL borçlandığını, 3.000 TL bedelli teminat senedi yapıldığını, borcun kalanını ödeyip 1.850 TL borcunun kaldığını sanığın aracın devrini vermediği gibi aracı başkasına sattığını, 3.000 TL’lik senet ve protokoldeki imzanın kendisine ait bulunmadığını iddia ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık iddiasıyla şikayetçi olmuş C. savcısında alınan 06/03/2012 tarihli beyanında ise, protokoldeki imzanın kendisine ait olduğunu ifade etmiş olup iddia edildiği olayda, şikayete konu eylemin taraflar arasında hukuki ilişki vasfında olup hukuk mahkemelerinde çözümünün mümkün bulunması karşısında güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığına dair Kadirli C. Baş Savcılığının 26/03/2014 tarih ve 2014/1080 ve 2014/677 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı üzerine bu karar karşı, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğinden, itirazın kabulüne ilişkin Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/05/2014 tarih ve 2014/225 D. İş kararında bir isabetsizlik görülmediğinin anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 10/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.