Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/16541 E. 2014/15582 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16541
KARAR NO : 2014/15582
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu Kurum ve kuruluşların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ,resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık 18.08.2014 havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiğinden, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının,siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.
Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının,kıyafetlerinin,taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık … ile temyiz dışı sanık …’un dolandırıcılık yapma hususunda daha önceden aralarında anlaştıkları, bu çerçevede ilk olarak katılan …’nun kimlik bilgilerini kullanarak sahte nüfus cüzdanı tanzim ettikleri, daha sonra katılana ait olan Şanlıurfa İli … mevkiinde bulunan … ada ve … nolu parseldeki taşınmazın satışını sağlamak amacıyla sözkonusu sahte kimlikle Mersin 8.Noterliğine giderek sanık … adına 08.03.2013 tarih ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletname çıkardıkları, akabinde bu vekaletnameyle sanık …’ın Şanlıurfa Tapu Müdürlüğüne başvurarak suça konu taşınmazı diğer sanık …’e satmaya çalıştığı, ancak tapuda çalışan görevlilerin sahte vekaletnamedeki katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisinde bulunan bir takım bilgiler ile fotoğrafın katılanın taşınmazı ediniminde kullandığı kimlik fotokopisinde bulunan bir kısım bilgi ve fotoğraftan farklı olduğunu tespit etmeleri üzerine kolluk güçlerince yakalandıkları, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ifadesi, noter yazısı, vekaletname ve resmi senet içerikleri, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.