YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17636
KARAR NO : 2014/19015
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün 18/03/2012 tarihli duruşmada değiştirdiğini beyan ettiği yeni adresine tebligat çıkarılmadan eski adresinde bulunmadığından bahisle yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz taleplerinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz talebinin reddine dair 12/06/2014 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını
kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın www.sahibinden.com isimli internet sitesinden Ford Focus marka araç için satılık ilanı verdiği, internetten ilanı gören katılan …’ın 31.07.2011 tarihinde ilandaki telefonu arayarak sanıkla irtibata geçtiği, sanığın kendisini diş hekimi … olarak tanıtıp maddi sıkıntı içinde olduğunu ve acil paraya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle aracın fiyatını düşük tuttuğunu, aracın satımı hususunda pazarlık yapıp 33.000,00 TL’ye anlaştıkları, sanığın katılandan 600,00 TL kapara istediği, sanığın katılana kendisinin bankada hesabının bulunmadığını, yeğeni olan …’in hesabına kapara bedelini göndermesini istediği, katılan …’ın da sanığın T. İş Bankası Bostanlı Şubesi’ndeki bildirdiği hesaba 600,00 TL kaporayı havale ettiği, daha sonra sanığı aradığında telefonu kapalı olduğundan dolayı sanığa ulaşamadığı,
Sanığın www.sahibinden.com isimli internet sitesinden …LCD 52 ekran televizyon için satılık ilanı verdiği, internetten ilanı gören katılan …’in 13.10.2011 tarihinde ilandaki telefonu arayarak sanıkla irtibata geçtiği,
sanığın kendisini … olarak tanıttığı, televizyonun satımı hususunda pazarlık yapıp 1.200,00 TL’ye anlaştıkları, sanığın televizyonun hazır olduğunu 30 dakika içinde kargoya vereceğini söylediği, katılan …’in sanığın T. İş Bankası Bostanlı Şubesi’ndeki bildirdiği hesaba 1.200,00 TL’yi EFT ile gönderdiği, daha sonra sanığı aradığında telefonu kapalı olduğundan dolayı sanığa ulaşamadığı,
Sanığın www.sahibinden.com isimli internet sitesinden 2010 model Ford Focus marka araç için satılık ilanı verdiği, internetten ilanı gören yakınan …’ın 02.01.2012 tarihinde ilandaki telefonu arayarak sanıkla irtibata geçtiği, sanığın katılana hitaben Balıkesir Edremit ilçesinde olduğunu kapara göndermesi halinde aracı İstanbul’a getirebileceğini söylediğini, aracın satımı hususunda pazarlık yapıp 30.000,00 TL’ye anlaştıkları, sanığın aynı gün …Bankası … önündeki ATM’den sanığın bildirdiği … nolu karta 180,00 TL kapara bedelini gönderdiği, sanığın aynı gün Sports İnternatiol isimli spor merkezinin yanındaki ATM’den katılanın gönderdiği parayı çektiği, ertesi gün sanığın tekrar yakınan Sedat Al’ı arayarak 300,00 – 500,00 TL daha göndermesini istediği, yakınanın ise parasının olmadığını söylemesi üzerine sanığın önemli olmadığını “yarın arabayı getireceğim” şeklinde söyleyip telefonu kapattığı, daha sonra sanığı aradığında telefonu kapalı olduğundan dolayı sanığa ulaşamadığı,
Sanığın www.sahibinden.com isimli internet sitesinden “… Elektronik – … …” sahte ismi ile…III ilanı verdiği, internetten ilanı gören katılan …’in 26.09.2012 tarihinde ilandaki telefonu arayarak sanıkla irtibata geçtiği, sanığın katılana kendisini … … olarak tanıtan sanığın yurt dışından geldiğini cep telefonu alım satım işi yaptığını söylediğini, telefonun satımı hususunda pazarlık yapıp 1.000,00 TL’ye anlaştıkları, sanığın anlaştıkları bedeli kendisine göndermesi halinde cep telefonunu kargo ile göndereceğini söylediği, katılanın aynı gün ……de bulunan BP benzin istasyonundaki… Bankası ATM’den sanığın kendisine bildirdiği … nolu cep telefonuna 370,00 TL ve 0507 828 23 86 nolu cep telefonuna 600,00 TL olmak üzere toplam 970,00 TL parayı kartsız işlem yolu ile gönderdiği, sanığın katılanın gönderdiği paraları 26.09.2012 ve 27.09.2012 tarihlerinde … Sokak… önündeki … Bankası ATM’sinden çektiği, katılanın sanığı aradığında telefonu … kargo ile gönderdiğini söylediği, katılanın …kargoya aradığında kendisine herhangi bir paket gönderilmediğini öğrenmesi üzerine tekrar sanık ile irtibata geçtiği, sanığın bu kez cep telefonunu… kargo ile gönderdiğini söyleyip katılanı oyaladığı, katılanın … kargoyu araştırdığında kendisini herhangi bir paket gönderilmediğini öğrendiği, sanığın aynı gün akşam katılanın 300,00 TL parasını katılanın hesabına havale ile gönderdiği, katılanın daha sonra sanığı aradığında telefonu kapalı olduğundan dolayı sanığa ulaşamadığı olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.