Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/17965 E. 2014/16346 K. 14.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17965
KARAR NO : 2014/16346
KARAR TARİHİ : 14.10.2014

Tebliğname No : 15 – 2014/308463
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/03/2007
NUMARASI : 2005/856 (E) ve 2007/316 (K)
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, şikayetçi H.. İ..’ın işyerinde depo sorumlusu olup, ayrıca tahsilat işlerini yürüttüğü, suç tarihinde şikayetçi Hüseyin’in talimatı ile O. Tekstil isimli iş yerinden 2000 USD dolar olan alacağın tahsili için şikayetçi Hüseyin tarafından diğer şikayetçi M.. Y..’ın O.Tekstil isimli iş yerine gönderildiği, şikayetçi Mehmet’in 2000 USD yerine sanığa yanlışlıkla 15.000 USD para ödemesi yaptığı, sanığın parayı aldıktan sonra iş yerinden ayrıldığı, bu saatten sonra sanığın telefonlara çıkmadığı ve ardından telefonunun kapandığı, akşam 19.30 sularında çalıştığı şirkete dönen sanığın şikayetçi Hüseyin’e 15.000 USD parayı pantolonunun arka cebine koyduğu ve oradan düşürdüğünü beyan ettiği ve paranın teslimini yapmadığı, hayatın olağan akışına göre 15.000 USD paranın bir pantolonun arka cebine girmesinin mümkün olmadığı ve sanığın, “parayı düşürdüm” şeklindeki beyanının gerçeği yansıtmadığı, neticede paranın teslimini gerçekleştirmeyen sanığın söz konusu parayı uhdesine geçirip, üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sanık savunmaları, şikayetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/10/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.