YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19729
KARAR NO : 2015/26671
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma; mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; şikayetçi-katılanın (kızı …’ın mülkiyetinde olduğu bildirilen) apartman dairesini, mobilyalı olarak 16/11/2008 tarihli kontrat ile sanığa (ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilenlere) kiralamasını ve eşyaları teslimini mütekaip, aylık kira bedellerinin alınamaması nedeniyle mahkemeye başvurması sonrasında sanığın 26/02/2009 tarihi itibariyle daire ana giriş kapısını kırması, kontrat ekinde yer alan “mobilya dökümü” başlıklı listede yer alan (sanığın da imzasını havi) ve kendisine kullanması için teslim edilen bir kısım ev eşyaları ile monteli kombi cihazını, evden ayrılırken alıp götürmesi eylemlerinin “güveni kötüye kullanma”; “mala zarar verme” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıdaki bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-“Güveni kötüye kullanma” suçundan verilen mahkumiyet hükmünde temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2-Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1 no’lu ana paragrafının birinci paragrafında yer alan “30”, ikinci paragrafında yer alan “25”, üçüncü paragrafındaki “25” ve “500” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4”; “4” ve “80” rakamları yazılmak ve 1 no’lu ana paragrafın dördüncü, 2 no’lu ana paragrafın üçüncü paragraflarının (TCK’nın 53. maddesinin tatbikine ilişkin) hükümlerden çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.