YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20057
KARAR NO : 2015/26597
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesi: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını yasal sınırları içinde kullanabilme yetkisini düzenlemiştir. Öte yandan, anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi ise, başkasının mülküne taşarak zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibinin istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmaması halinde, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği ve kendi mülkiyetine geçirilebileceği hükmünü içermektedir.
Görüleceği üzere bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Buna göre mülk sahibi bu hakkını, önceden istemde bulunmasına karşın taşan dal ve kökler uygun bir süre içinde kaldırılmadığı takdirde kendisi kullanabileceği gibi, bu zararın mahkeme aracılığı ile giderilmesini de isteyebilir.
Sanığın, bahçe komşusu olan katılanı sınırda bulunan ceviz ağacını kaldırması konusunda uyardığı, katılanın ağacı kaldırmaması üzerine sanığın ağacın kendi bahçesine sarkan dallarını kestiği, ancak dalların kesilip düşmesi sırasında elektrik tellerine ve panosuna zarar verdiği, bu suretle sanığın dikili ağaç hakkında mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Katılanın 16.04.2012 tarihinde alınan ifadesinde, sanığın eşinin kendisine ağaç dallarının gölge yaptığını ve kesmesi gerektiğini söylediğini, ancak kendisi kesmeyince sanığın kestiğini beyan etmesi karşısında, sanığın ağaç dallarının kesilmesi konusunda daha önce uyarıda bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 152/1-c maddesinde belirtilen suçun oluşmayacağı ancak ağaç dallarının kesilmesi sırasında elektrik panosunun zarar görmesi nedeniyle sanığın aynı Kanun’un 151/1. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.