YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20719
KARAR NO : 2015/1580
KARAR TARİHİ : 29.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Müşteki …n’ın kronik akciğer hastası olması nedeniyle sürekli ilaç kullandığı, rahatsızlığı artınca 2008 yılı Ağustos ayında ikamet ettiği … İlinden …’a gittiği, gitmeden öncede rahatsızlığı nedeniyle ilaç aldığı ve sanık …’un
işleticiliğini yaptığı .. Eczanesinde sağlık karnesini ve raporunu unuttuğu, sanık…’un da söz konusu rapor ve sağlık karnesini yanında çalışan sanık …’a verdiği, sanık …ın da Özel … Hastahanesine giderek müşteki …’ye ait sağlık karnesini burada doktor olarak çalışan sanık …’a verdiği, sanık …ın da söz konusu sağlık karnesini kullanarak reçete yazıp sanık …a verdiği, sanık… ile …ın da müşteki…’ın bilgisi ve rızası dışında reçetede yazan ilaçları alarak katılan kuruma fatura edip bedelini tahsil ettikleri, bu şekilde sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, müşteki …n’ın oğulları olan…n ile …ın anneleri olan …’nın 2008 yılının Ağustos ayında ….a gittikten sonra tekrar…’e gelip gittiğini ifade etmeleri, tanık …i’nin annesi olan …’nın 2008 yılının Ekim ayında …’a gittiğini ve gitmeden önce muayene olduğunu beyan etmesi, sahte rapor üretildiği söylenen reçete tarihlerine yakın tarihlerde müşteki..’nın ..lindeki birden fazla sağlık kuruluşunda tedavi olduğunun anlaşılması, sanıklar … ve…’un savunmalarında, müştekinin ilaç almak için raporunu eczaneye bıraktığını, fakat o tarihte istenilen ilacın eczanede bulunmaması nedeniyle bu ilacı sipariş ettiklerini, bu sebeple müşteki …’nın ….daki eczaneye başvurduğu sırada sanki ilacın verilmiş gibi görüldüğü yönündeki savunmaları, tanık…’in söz konusu ilaçları daha sonradan müşteki … eşine verdiğini belirtmesi karşısında, sanıkların üzerlerine atılı nitelik dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.