YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20969
KARAR NO : 2015/458
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece sanıklar hakkında aynı dava ve sanıklar hakkında verilen 13.12.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın katılan vekilinin itirazı üzerine kaldırılmış olması nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların temin ettikleri …. plakalı araçla…’ya gelerek katılana ait şirket çalışanı tanık …’dan ..’ye götürmek üzere toplam 18.300 kg demir yükünü teslim alarak ilçeden ayrıldıkları, ancak yükü alıcıya teslim etmeyerek ortadan kayboldukları, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu iddia edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
… Genel Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan sahte plaka kullanılarak gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde tarifini bulan kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık … müdafi ve sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.