YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21145
KARAR NO : 2017/9683
KARAR TARİHİ : 20.04.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması, bedelsiz senedi kullanma, tefecilik
HÜKÜM : Beraat
Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması, bedelsiz senedi kullanma ve tefecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Duruşmadan haberdar edilmeyen …’nin sanık hakkında açılan tefecilik suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunması ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan, duruşma günü bildirilmeyen ve yokluğunda hüküm kurulan suçtan zarar gören hükmü temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyan Maliye Hazinesinin 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına Hazine vekilininde katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın galericilik yapan sanıktan 2 adet araç satın alma karşılığında toplam 79.150 TL bedelli 35 adet senet ile bir adet bedelsiz senet verdiği, sanığın araçların bir tanesinin devrini katılanın üzerine yapmadığı, diğerini ise hiç teslim etmediği, daha sonra katılanın aldığı aracı sanığa iade ettiği, ancak sanığın bahse konu senetleri iade etmek için katılandan 30.000 TL nakit para aldığı, ayrıca katılanın sanıktan aldığı 16.000 TL borç para için katılanın annesi adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek koydurduğu, daha sonra bahse konu senetlerin 15 tanesi nedeniyle katılanın annesi …..’ı kefil olarak göstererek katılan ve ….. aleyhine icra takibi başlattığı, elinde bulunan diğer senetler nedeniyle katılan ve abisi …. adına, bedelsiz senedi ise 95.000 TL bedelli olarak doldurup katılan aleyhine icra takibi başlattığı, bu takipler nedeniyle katılan adına ve ….. adına kayıtlı taşınmazların satışını sağladığının iddia edildiği somut olayda, katılanın suça konu senetler üzerindeki kendi adına atılmış imzaların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, …..’ın ölmüş olması nedeniyle ….. adına kefil olarak atılı imzaların adı geçen tarafından atıldığının tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte delil elde edilemediğinin mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ve … vekilinin eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 20/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.