Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22761 E. 2015/27107 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22761
KARAR NO : 2015/27107
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan …’in yetkilisi olduğu … Otomotiv…Ltd. ünvanlı şirkette Türkiye genelinde pazarlamacı (plasiyer) görev tanımı ile 06/12/2006-13/06/2012 tarihleri arasında çalıştığı bildirilen sanığın, görevinin ifası dahilinde kullanması için teslim edilen otomobilin jant kapağını kırması, cep telefonu (cihazını)’nu iade etmemesi ve şirket müşterisinden havale yoluyla (06/01/2012) teslim aldığı parayı çalıştığı şirket hesaplarına intikal ettirmemesi eylemlerinin “mala zarar verme”; “güveni kötüye kullanma” suçlarını oluşturduğu idda edilen somut olayda;
Atılı suçların unsurları itibariyle oluştuğuna dair sanığın savunmasının aksini gösterir, mahkumiyetine yeter derecede kesin delil olmadığını, bu nedenlerle “beraat” kararları verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 18/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.