YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22811
KARAR NO : 2015/1771
KARAR TARİHİ : 02.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın usulsüz şekilde temin ettiği ele geçirilemeyen yeşil kartı tedavide ve ilaç alımında kullanarak 20,09 TL eczane giderine
sebep olduğu ve bu suretle katılan kurumu sarara uğrattığı iddia edilen olayda;
Sanığın 2007 yılında doğum yaptığını, hastane için yeşil kart çıkarttığını, ancak hiç kullanmadığını, sahte olduğunu bilmediğini savunması, …Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün 09/11/2012 tarihli cevabi yazısında, sanığın resmi müracaatının bulunduğu ve 16/05/2007 tarih 301 sayılı İl İdare Kurulu kararı ile sanığa yeşilkart verildiğinin belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için suç tarihinde sanığın ekonomik ve mali durumuna göre yasal olarak yeşil kart almasına engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırılarak, suça konu yeşil kart ile yapılan tedavi belgelerinin ve varsa yeşil kart dosyasının onaylı suretlerinin getirtilip, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği … isimli şahıs hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.