Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22813 E. 2015/1759 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22813
KARAR NO : 2015/1759
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıkların kendileri ve kızları Yaren için usulsüz olarak temin ettikleri yeşil kartları kullanarak …’in 63,59 TL, …’in 128,39 TL ve …’in 73,63 TL tedavi ve ilaç yardımı almak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Sanıkların savunmalarında yeşil kartları yasal olarak … Valiliğinden aldıkların, taşınma sırasında kaybettiklerini belirtilmesi, … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün 31/07/2012 tarihli yazısında sanıkların başvurusunun bulunmadığının belirtilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından il sağlık müdürlüğüne yazılarak yeşil kartların kullanıldığı tarihte sanıkların ve yakınlarının yeşilkart alma koşullarına sahip olup olmadığı, ilgili kurumlara yazı yazılarak, sanıkların ve çocuklarının suça konu yeşil kartlarla hangi tarihte ve ne şekilde tedavi gördükleri, hastaneye hangi şikayetle geldikleri, poliklinik veya acilden giriş yapıp yapmadıkları, tedavi sırasında hangi yeşil kartları kullandıkları, söz konusu kartların, tamamen sahte mi yoksa ilgili kuruma sahte belgelerle başvuru yapılarak mı alındığı, hastanelere tedavi için başvuru yapıldığında, yeşil kartların sistemde sorgulanıp sorgulanmadığı, tamamen sahte olan ve sistemde bir karşılığı bulunmayan yeşil kartların ne şekilde tedaviye esas alındığı, sanıkların gerçekte yeşil kartları veya sigortalarının bulunup bulunmadığı, yeşil kartları bulunuyor ise bu kartların hangi tarihte verildiği veya iptal edildiği, sanıkların, kartların kaybolduğu gerekçesiyle yeni başvurularının olup olmadığı ve kullanıldığı belirtilen kartların ne şekilde sahte olduğu veya usulsüz alındığı hususlarının ayrı ayrı sorulması, bunlara dair belgeler, varsa yeşil kart dosyaları, hastane tedavi evrakları ile eczaneden ilaç alımına dair belgelerin onaylı suretlerinin istenerek dosya içine konulması, Sağlık Bakanlığı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde; … isimli kişinin birçok sahte yeşil kart düzenlediğini, bu hususta aynı mahiyette bir çok dosyanın bulunduğunu belirtmekle, … isimli kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa söz konusu dosyaların onaylı suretlerinin getirtilerek birleştirme hususunun değerlendirilmesi, böyle bir soruşturma bulunmuyor ise, adı geçen kişinin açık kimlik bilgileri ve adresinin araştırılarak ifadesinin alınması, yapılan sahtecilik eylemleri hakkındaki bilgisi ve sanıklarla olan irtibatının ne olduğunun sorulması, sanıkların suç işleme kastıyla hareket edip etmedikleri, acilden giriş yapılıp yapılmadığı, zorunluluk halinin bulunup bulunmadığı ve kurum zararı bulunup bulunmadığı hususlarının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.