Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/23891 E. 2015/169 K. 13.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23891
KARAR NO : 2015/169
KARAR TARİHİ : 13.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, cep telefonunu satmak için internet sitesine ilan verdiği, sanığın bu ilan üzerine katılanı arayıp buluşup 1.900 TL’ye satış konusunda anlaştıkları, sanığın cep telefonunu engelli olan kardeşi için satın almak istediğini, bu nedenle telefonu ona da göstermek istediğini söylediği, sanık ve katılanın kullandıkları ayrı ayrı araçlarla sanığın engelli kardeşinin bulunduğunu belirttiği Buca’daki bir yere geldikten sonra sanığın da katılanın telefonu kardeşine gösterip kısa sürede geri getireceğini söyleyerek telefonu alıp olay yerinden ayrıldığı olayda, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 13.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.