Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/23902 E. 2015/793 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23902
KARAR NO : 2015/793
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir arkadaşının pazara alış veriş yapmak üzere giden 75 yaşlarındaki katılana yaklaşarak “teyze nasılsın”dedikten sonra elini öpüp “oğlun nasıl çalışıyor mu” diyerek yakınlık kurduğu, dedesinin öldüğünü,bunun için mevlid okuttuğunu ve fakirlere hayır yapmak istediğini,tanıdığı fakir insanlar olup olmadığını sorduğu, … sayılı adreste bulunan binayı gösterip mevlidin bu binadaki evinde okutulduğunu, oraya gitmeleri gerektiğini söyleyerek birlikte binanın giriş kapısına gittikleri, bina girişinde, fakirlere dağıtılmak üzere 1500 TL’yi katılana verdiği, bu
sırada sanık …’nın asansörden inerek katılan ve eşitanık …’i ile arkadaşını karşıladığı ve mevlidin okunduğu evin 4.katta olduğunu söyleyerek, hocaya okutmak için değerli bir eşyası olup olmadığını sorduğu, katılanın da kolunda bulunan 3 adet burma bilezik ile kimliği tespit edilemeyen diğer kişinin verdiği 1500 TL’ yi sanığa verdiği, bilezikleri ve parayı alan sanığın binadan çıkıp gittiği olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 20.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.