YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/243
KARAR NO : 2015/20809
KARAR TARİHİ : 18.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat ve temyiz talebinin reddine dair
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … … vekilinin sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyizi ve sanık … müdafiinin, temyiz isteminin reddine dair ek karara ilişkin yaptığı temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık ile katılanın araç park ettikleri sırada kavga ettikleri, kavga sırasında sanığın, katılanın aracına kendi aracı ile kasten çarparak zarar verdiği, ayrıca “seni yaşatmayacağım!” diyerek tehdit ettiği iddia edilen somut olayda;
1- Katılan … vekilinin sanık … hakkında “tehdit” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olarak yaptığı temyiz talebine ilişkin incelemede:
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 01.04.2013 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 17. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında “Mala zarar verme” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik, sanık … müdafiince yapılan temyiz isteminin reddine dair 15.05.2013 tarihli ek karara yönelik temyiz talebine ilişkin incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 315. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, henüz yürürlükte bulunmayan 5271 sayılı CMK’nın 272/3. maddesi uyarınca karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ek karara ilişkin hükümde yer alan “CMK 272/3.” ibaresinin çıkartılarak, yerine “5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 315.” ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan sanık … müdafiinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.