YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24367
KARAR NO : 2017/10961
KARAR TARİHİ : 16.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılana ait döviz bürosunda mesul müdür olduğu ve olay günü kasada bulunan bir miktar parayı alarak yurtdışına kaçtığı iddia ve kabul edilen olayda;
Sanığın tevilli ikrar içeren savunması, katılan ve tanık beyanı, kamera kayıtları, bilirkişi raporu, oluş ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Katılan beyanı, sanık savunması, tutanaklar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın uhdesine geçirdiği menfaatin miktarı nazara alınarak 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını gerektiren hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, TCK’nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılarak ve bu kriterler esas alınarak hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine göre hapis cezasının tayin edilmesi gerekirken yetersiz gerekçelerle alt sınırdan hüküm verilmesi,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…