Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/25235 E. 2015/27438 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25235
KARAR NO : 2015/27438
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın suç tarihinde, şikayetçinin torunu olan tanık…ile resmi nikahlı evli olduğu,…’un adına ruhsata kayıtlı … plakalı aracı, sanığın borçları olması ve haciz gelebileceği düşüncesiyle şikayetçiye devrettikleri, sanık ile eşinin boşanmak istemeleri üzerine, şikayetçinin sanıktan kendi adına ruhsata kayıtlı ancak sanığın kullanımında bulunan aracı istediği, sanığın bu duruma sinirlenerek aracı duvara çarpmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
a) Sanığın suç tarihinde, şikayetçinin torunu ile evli olduğunun nüfus kayıt örneği ile sabit olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesi gereğince, üstsoy veya altsoyunun veya bu derece kayın hısımlarından birinin zararına olarak mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunamayacağı ve sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.