YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2610
KARAR NO : 2014/16333
KARAR TARİHİ : 14.10.2014
Tebliğname No : 11 – 2012/282376
MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2012
NUMARASI : 2011/324 (E) ve 2012/215 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin hobi olarak kuş beslediği, kuşları satmak için internet ortamında Sahibinden.com sitesine ilan verdiği, 23/01/2010 tarihinde 0507 249 91 69 nolu cep telefonunu kullanan ve ismini Selcan olduğunu Bursa ili Yenişehir’den aradığını söyleyen sanığın şikayetçinin elinde bulunan kuşları 18/02/2010 vade tarihli, 5000,00 TL’lik çek ile satın almak istediğini söylediği, şikayetçinin de kabul ettiği, cumartesi akşamı saat 21.00 sıralarında sanığın bir araçla Konya’ya geldiği, şikayetçinin kuşları teslim ettiği ve çeki ciro etmesini söylediği, sanığın da
çekin arkasına A. K. ismini yazarak çeki ciro ettiği, şikayetçinin bankaya sordurduğunda çekin sahte olduğunu öğrendiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği eylemde bankanın maddi varlığı olan çekin sahte olarak kullanılması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.