YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2630
KARAR NO : 2014/16336
KARAR TARİHİ : 14.10.2014
Tebliğname No : 11 – 2012/289455
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/09/2012
NUMARASI : 2010/648 (E) ve 2012/1269 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın Türkiye F.K. Bankası Üsküdar Şubesine ait görünen 20.03.2009 keşide tarihli 56.114 TL bedelli keşidecisi S. K. Mühendislik San Ltd. Şirketi ve H. E.ortaklığı olan B. Tekstil ve Dokuma San Tic. Ltd. Şirketi adına yazılı sahte çeki, B. Tekstil isimli firmanın bankadan çekmiş olduğu kredinin teminatı olarak şikayetçi A.Sultanbeyli Şubesi’ne verdiği, çekin ibraz anında sahte olduğunun anlaşıldığı bu şekilde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği eylemde bankanın maddi varlığı olan çekin sahte olarak kullanılması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.