Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/2729 E. 2015/21610 K. 26.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2729
KARAR NO : 2015/21610
KARAR TARİHİ : 26.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Sanık …’ın trafikte seyir halindeyken yolcu almak amacıyla aracını tehlikeli bir şekilde arkasından gelen ve katılanın kullandığı TIR’ın önüne doğru sürdüğü, bunun üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanığın bu esnada katılana sinkaflı şekilde sövdüğü, araya girenlerin kavgayı ayırmasına rağmen bir süre sonra trafikte tekrar karşılaşan taraflardan sanık …’ın katılanın kullandığı TIR’ı durdurduğu, minibüste bulunan yeğeni suça sürüklenen çocuk …’ın ikrar ettiği üzere elindeki levye ile katılana ait TIR’ın ön ve yan kapı camlarını kırdığı, ardından her ikisinin birlikte alının adli muayene raporundan da anlaşıldığı üzere katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları somut olayda; suça sürüklenen çocuk ve sanığın kısmi ikrarları, tanık anlatımı ve katılanın beyanı ile görgü tespit tutanağı ve adli muayene raporu kapsamına göre kasten yaralama, mala zarar verme ve hakaret suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık … hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken eylemin alenen gerçekleştirildiği kabul edilip TCK’nın 125/4. maddesi gereğince 1/6 arttırım yapılacağının bildirilmesine karşın, arttırım yerine aynı oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan …’a suça sürüklenen çocuk yerine sanık denmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.