Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/2747 E. 2014/4784 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2747
KARAR NO : 2014/4784
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

Tebliğname No : KYB – 2014/22443

Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheli H.. Ö.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/06/2013 tarihli ve 2013/81638 soruşturma, 2013/36607 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/09/2013 tarihli ve 2013/1079 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/01/2014 gün ve 2013/385/1061 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/01/2014 gün ve 2014/22443 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelinin işlediği iddia olunan suçların R.. Fedarasyonunun başkenti Moskova’da işlendiğinin belirtilmiş olması karşısında, aynı eylemler nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 11 ve 13. maddeleri kapsamında şüpheli hakkında yabancı ülkede kesinleşmiş bir hüküm verilip verilmediği R.. Fedarasyonu adli mercileri nezdinde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/09/2013 tarih ve 2013/1079 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 17/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.