YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2810
KARAR NO : 2014/4778
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/32803
Konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sanık A.. A..’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2, 151/1 ve 31/3. (iki defa) maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 2 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/06/2013 tarihli ve 2010/221 esas, 2013/928 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/01/2014 gün ve 2013/1574/4581 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2014 gün ve 2014/32803 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar iddianame ve karar başlığında suç tarihi 29/05/2005 olarak yazılmışsa da, tutanak ve ifadelere göre suç tarihinin 29/08/2005 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Kayden 06/10/1987 doğumlu olan sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın sabıka kaydındaki 27/02/2003 kesinleşme tarihli Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2003 tarihli ve 2001/852 esas, 2003/149 sayılı kararına konu mahkumiyetin para cezası olduğu, diğer mahkumiyetlerin ise kesinleşme tarihi itibari ile suç tarihinden sonra olup sabıka kaydına sonradan girdiği ve suç tarihinde bulunmadığı cihetle, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilen 12/06/2013 tarih ve 2010/221 esas, 2013/928 karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; sanık hakkında TCK’nın 151/1-31/3. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 ay 20 gün kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi yoluyla aynı maddenin 1.-d fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan 2 ay 20 gün süreyle internet cafeye gitmekten yasaklanma tedbirine ve TCK’nın 116/2 ve 31/3. maddeleriyle verilen 4 ay kısa süreli hapis cezasının, yine aynı maddenin 1.-d fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan “4 ay süreyle internet cafeye gitmekten yasaklanması” tedbirine çevrilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, 17/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.