YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2877
KARAR NO : 2015/21905
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Temyiz dışı sanıklar … ile …, … ve … arasında yaşanan alacak verecek meselesinden kaynaklanan tartışma sırasında, Hüseyin’in oğlu olan sanığın olay yerine gelmesi üzerine başlayan kavgada, sanığın ele geçirilemeyen bıçak ile …’i, tekme ve yumruk vurmak suretiyle de …’ı basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaraladığı, yine sanık ile babası temyiz dışı sanık …’in sopalarla …’e ait … plakalı araca vurmaları sonucu araca zarar verdiklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık tanık ve katılan beyanları, görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, eylemin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık, tanık ve katılan beyanları, doktor raporu ile tüm dosya kapsamına göre, eylemlerin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sabıkasız oluşu ve sanık hakkında verilen cezanın bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşması nedeniyle ertelenmesine karar verilmesi dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi resmi belgede sahtecilik suçlarında dosyaya yansıyan, ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının taraflardan sorulup bir saptama yapılmadan, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan dolayı “taraflar arasında uzlaşma gerçekleşmemesi ve katılanların şikayetine devam etmesi” şeklindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.