YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3827
KARAR NO : 2015/21723
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Yaş büyüklüğü nedeniyle dosyası tefrik edilen ….’ün beyaz renkli … plakalı minibüsle seyrettiği sırada, … plakalı otobüs şoförü … ile tartıştığı, tartışmaya otobüsün içine girerek devam ettiği sırada, minibüste bulunan suça sürüklenen çocuklardan …’ın araçta bulunan orağı alarak …’a yardıma gittiği, …’ın ise, orağı Ferhat’tan alıp, belediye otobüsünün cam ve kapısına vurarak otobüste zarar meydana getirdiğinin iddia edildiği olayda;
1-… hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-… hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Suça sürüklenen çocuğun, olayın ani gelişimi sırasında, …’nün zarar gördüğünü düşünerek, minibüste bulunan orağı yanına aldıktan sonra talebi üzerine suça konu orağı …’e verdiğinin anlaşıldığı olayda; suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki tüm savunmalarında, …’in araca zarar vereceğini bilmediğini, onu engellemek amacıyla orağı elinden almaya çalıştığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi, zarar gördüğünü düşündüğü …’ın kendisini koruması için orağı ona vermek amacıyla yanında bulundurmuş olmasının imkân dâhilinde olması ve orağı verdiği …’in araca zarar vereceğini öngörememiş olabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuk …’ın, mala zarar verme suçunun icra hareketlerine yardım eden sıfatıyla da olsa iştirak ettiğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b)Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığından bahisle kamu davası açılmış olması nedeniyle, çocuğa TCK’nın 39. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, asli fail olarak cezalandırılması yoluna gidilmesi,
c) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddeleri gereğince, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağının değerlendirilmesi açısından zorunlu olan sosyal inceleme raporunun aldırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.