Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/5163 E. 2015/22473 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5163
KARAR NO : 2015/22473
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık … ile temyiz dışı sanık …’in katılanın ikamet ettiği sokağa gittikleri, burada park halinde bulunan katılana ait … plaka sayılı aracın üzerine tiner döküp ateşe vermek suretiyle yaktıkları, bu şekilde sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın olayı gerçekleştirdiğine dair katılan veya tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, suçlamaları kabul etmemesi, temyiz dışı sanık … beyanlarının atfı cürüm mahiyetinde olup, suçun sanık tarafından işlendiğine dair tek başına yeterli delil oluşturmayacağı karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Karşı oy görüşü;

Müştekinin…plakalı aracının 06.06.2011 tarihinde gece saat 03.00 sularında yakıldığı, olay yerine saat 03.17’de itfaiyenin geldiği ve yanan aracı su ile söndürdüğü … Belediyesi İtfaiyesinin 06.06.2011 tarihli araç yangın tutanağı ile sabittir.
Şahit …’ın soruşturma evresinde ve mahkemedeki yeminli ifadelerinde:
Suç tarihinden bir kaç hafta sonra sanık …’la tesadüfen karşılaştıkları, sanık…’ın kendiğinden sanık …’ın abisi …’in telefon numarasını istediği, şahidin telefon numarasını ne yapacağını sorduğunda sanık…’ın da …ün kendisinin cep telefonuna zorla el koyduğunu, eğer telefonunu vermezse elinde koz olduğunu söylediği, şahidin kozun ne olduğunu sorduğunda sanık …’ın …. mahallesinde bir araba yakıldı haberin var mı diye sorduğu, şahidin de haberi olmadığını söylediği, bunun üzerine sanık …’ın “oradaki arabayı eli dövmeli biriyle birlikte yaktıklarını söylediği”, eli dövmeli kişiyi söylemediği, daha sonra bir gün kuaförde otururken müştekinin oğlu… ile karşılaştıkları, …’ye başkaları geçmiş olsun dediklerinde şahit..’ın da ne olduğunu sorduğunda…’in de babasının aracının yakıldığını söyleyince, şahit …’ın da sanık …’ın söylediklerini anlattığı, daha sonra tekel bayisinde …ile karşılaştıklarında sanık …’ın da orada olduğu ve sanık …’ın eli dövmeli kişiyle arabayı yaktıklarını anlattığı, eli dövmeli kişinin sanık … olduğunu söylediği, olayın bu şekilde aydınlanmaya başladığı,
Sanık …’ın müdafi huzurunda alınan karakoldaki savunmasında, olay gecesinde sanık ..’la birlikteyken …’ın ahdi olduğunu ve ahdini alacağını söylediğini, sonra … mahallesine birlikte gittiklerini, sonra müştekinin aracının olduğu yere geldiklerinde sanık …’ın elindeki poşetten çıkardığı tam olarak gördüğü tineri … …marka aracın motor kısmına ve camına döktüğünü, kendisinden çakmak istediğini, vermek istemediğini ancak sanık …’ın çakmağı alarak yakıp aracın üzerine attığını, aracın yanmaya başladığını, sanık …’ın bekle seyredelim dediğini, sonra biraz yukarı çıktıklarını, aracın tamamen yandığını, biraz sonra araç sahiplerinin geldiğini ve sonrada itfaiyenin geldiğini ve oradan uzaklaştıklarını anlattığı,

Sanık …’ın akıl zayıflığı olmakla birlikte bunun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını kısmen azalttığı, sınır zekada olduğu fakat akıl hastalığı niteliğinde olmadığı,
Sanık …’ın karakolda susma hakkını kullandığı, savcılıktaki savunmasında suçu ve sanık …’ın beyanlarını kabul etmediği, müşteki …’nin uzaktan akrabası olduğunu ancak husumetlerinin olmadığını, sanık …’ı tanıdığını, ancak arkadaşlıklarının olmadığını belirttiği, mahkemedeki savunmasında da benzer beyanda bulunduğu,
Müşteki…’nin beyanlarında, sanık … ile husumetlerinin olduğunu ve sanık …’dan şüphelendiğini, sanık …’ın aracının zararını karşıladığını, sanık …’dan şikayetçi olduğunu belirttiği dosya kapsamına göre:
SONUÇ OLARAK: Şahit …’la tesadüfen karşılaştıklarında sanık …’ın samimi, tutarlı ve özde değişmeyen ayrıntılı anlatımlarıyla, hakkında hiç bir bilgiye ulaşılamamış olan olayın suç tarihinden bir kaç hafta sonra bu beyanlarla ortaya çıktığı, atfı cürüm niteliğinin olmadığı, sanık ..’ın üzerine atılı suçu işlediği, yangın tutanağı, şahit beyanı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre anlaşıldığından, yerel mahkemenin oluşa, usul ve yasaya uygun mahkûmiyet kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sanık …’ın beraatine karar verilmesi için kararın bozulması yönündeki Çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.