Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/7607 E. 2015/22254 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7607
KARAR NO : 2015/22254
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz itirazlarının vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenemsinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Sanıklardan …, … ve … haklarında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümler ile … hakkında hırsızlığa teşebbüs ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların, sanık …’un kullandığı … plakalı araç ile olay yerine gittikleri, aracı … Holding A.Ş’nin yanındaki cami yanına park ettikleri, sanık …’in gözcülük yapmak için aracın yanında kaldığı, diğer sanıkların ise araçtan inip hırsızlık yapmak maksadı ile …’e ait telleri keserek içerisindeki … aliminyum… Tic. San. Ltd. Şti’ye ait hurda bakır kablolarını hırsızladıkları bu sırada bekçi tarafından farkedildikleri ve kolluk güçlerince kesintisiz takip sonucu ellerindeki teller ile yakalandıkları, bu suretle sanıkların kamu malına zarar verme ve hırsızlığa teşebbüs suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; sanıklar …, …, … ve…ın üzerilerine atılı kamu malına zarar verme suçunu işledikleri ayrıca Sanık…’in sevk ve idaresindeki araç ile önceden anlaştığı diğer sanıklar …, … ve …ın hırsızlık yapması sırasında gözcülük yaparak onlara yardım ettiği, bu suretle üzerine atılı hırsızlığa teşebbüse yardım suçunu işlediği oluş ve dosya kapsamıdan anlaşılmakla mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Sanık… hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde hesap hatasına düşülerek TCK’nun 142/1-b ve 143/1 maddeleri gereğin 2 Yıl 4 Ay olarak belirlenen cezadan TCK’nun 35/2 maddesi gereğince 1/4 oranında yapılan indirimle 1 Yıl 9 Ay yerine 1 Yıl 9 Ay 10 Gün, 39/2-c maddesi gereğince 1/2 oranında indirimle 10 Ay 15 Gün yerine 10 Ay 25 Gün, 62/1 maddesi ile 1/6 indirimle neticeten 8 Ay 22 Gün yerine 9 Ay hapis cezası denilmek suretiyle fazla ceza tayini,
b- 1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sanık …ile ilgili B bendinin 3.fıkrasından “ 1 yıl 9 ay 10gün”, 4.fıkrasındaki “10 ay 25 gün”, 5.fıkrasındaki 9 ay” hapis cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”1 yıl 9 ay”, “10 ay 15 gün”, “ 8 ay 22 gün” hapis cezası ibarelerinin ve yine hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.100 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesi” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.