YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10226
KARAR NO : 2015/27833
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, hükümlü olarak bulunduğu Rize L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda rahatsızlanması nedeniyle revire götürülüp serum bağlandıktan sonra elindeki serum askılığı ile dolap camını ve aynayı kırdığı şeklinde gerçekleşen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1)Sanık hakkında verilen cezanın TCK ‘nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün belirtilmemesi,
2)Mahkemece verilen ilk hükümde sanık hakkında sonuç olarak 8 ay 10 gün hapis cezası verildiğinin, bu hükmü sadece sanık müdafiinin temyiz ettiğinin ve hükmün, Adli Tıp Kurumundan sanığın mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda kurul raporunun alınması gerektiği gerekçesiyle bozulduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nun 326/son maddesi uyarınca, sanığın kazanılmış hakkının bulunduğu ve verilecek cezanın bozmadan önceki cezadan daha ağır olmaması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında hüküm fıkrasında 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına cümlesinden sonra gelecek şekilde, CMK’nun 326/son maddesi uyarınca “sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ve tekerrürle ilgili bölümün çıkartılarak, yerine, sanığa ait adli sicil kaydına göre, “Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/29 esas ve 2008/2 karar sayılı mahkumiyet kararı nedeniyle, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” şeklinde yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.