Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/11025 E. 2015/27838 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11025
KARAR NO : 2015/27838
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanların, kendileri gibi çocuk sahibi olmayan tanıklar … ve … ile çevresinde “hoca” olarak bilinen sanığa gidip tanıştıkları ve katılanlara “şimdiye kadar yapmış olduğum ilaçlardan çocuğu olmayan kalmadı, sizin de çocuğunuz olacak ama benim dediğim şeyleri yapacaksınız” diyerek vereceği ilaçları kullanmaları gerektiğini, kendisinin cinlerle çalıştığını, üzerlerinde büyü ve sihir olduğunu, büyü ve sihrin cinler vasıtasıyla çözüleceğini, cinlerin altınları çok sevdiğini ancak ikna edebilmesi için altın göstermesi gerektiğini, 200 gram 22 ayar (8) altın bilezik ve emeği içinde 3.000 TL vermeleri gerektiğini söylediği, birkaç gün sonra bu kez katılanların evine gelerek bir süre verdiği ilaçları kullanan katılan …’ye tahlil yaparak hamile olduğunu söyleyip 3.000 TL aldığı, 6 ay boyunca doktora gitmemesi gerektiğini, hamileliği boyunca cinlerin çocuğunu koruması için altınları bir kutuya koyacağını, kutunun çocuk doğana kadar açılmaması gerektiğini, açılırsa cinler tarafından zarar verileceğini söyleyip katılanların kendisine verdiği 8 adet burma bileziği içine koyduğunu söylediği kutuyu katılanlar odadan çıkardıktan sonra yatak odasına koyduğu, katılanların da kutuyu söylediği gibi yatak odasında muhafaza ettikleri ve açmadıkları, 6 ay sonra hamile olmadığı anlaşılan katılan …’nin kutuyu açtığında içinin boş olduğunu anladıkları şeklinde gerçekleşen eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Adli para cezası tayin edilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 223/6.maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin kısma gelmek üzere “TCK’nun 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.