YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11455
KARAR NO : 2015/28325
KARAR TARİHİ : 09.09.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık L.. K..’nın talimatla ifadesinin alındığı Büyükçekmece yargı çevresi, Ağır Ceza Merkezi olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli kararın sanık Lokman’ın duruşmada bildirdiği adrese tebliğ edildiği, sanığın bu adresten taşınması sebebiyle tebliğ yapılamadığı, sanığın mernis adresine yeni tebligat çıkarılmaksızın eski adrese, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ çıkarılarak hüküm kesinleştirilmiş ise de, usulsüz yapılan tebligat sebebiyle karar kesinleşmediğinden sanığın 14/05/2015 tarihli temyiz itirazı süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıkların, örgüt kapsamında kullandıkları sahte kimliklerle şirketler kurdukları, bu bağlamda bankalarda çek hesabı oluşturdukları ve piyasaya sürdükleri, temyize gelmeyen sanık Uğur Kırşen’in de sanıkların yönlendirmesiyle katılan İ.. D..’ye ait kimlik bilgileriyle Tunha İnşaat Doğrama Oto Tur. Gıda San Ltd. Şti. isimli şirket kurduğu ve bu şirketle bağlantılı olarak aldığı mal karşılığında katılan ….. Ltd. Şti’ye keşidecisi …….. Ltd. Şti., keşide yeri Bolu, keşide tarihi 30/10/2006 olan 23,500 TL bedelli, ….. Katılım Bankasına ait sahte çek verdiği ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği somut olayda; gerçeğin kuşkuya meydan bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1- Sanıklar hakkında katılan İ.. D..’ye karşı resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından incelemeye konu aynı eylemle ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açıldığının ve bu davanın Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/190 Esas ve 2013/53 Karar sayılı hükmü ile karara bağlandığının, kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2014/17884 Esas numarası üzerinden temyiz incelemesinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; bahsi geçen dosya sonucu beklenilip fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle birleştirme hususu da değerlendirilerek delillerin tümüyle ve denetime elverir şekilde elde edilmesiyle karar verilmesi yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
2- Kabule göre de; çek arkasında cirosu bulunan ….. isimli şahıs ile ……isimli firma yetkililerinin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilerek duruşmaya davetle konuya ilişkin bilgi ve görgülerinin sorulması, ayrıca katılan …….. Tic. Turz. Ltd. Şti’ni temsil eden müdür ve muhasebe yetkililerinin de dinlenilerek çekin hangi ticari ilişki nedeniyle kendilerine verildiğinin açıklattırılması suretiyle karar verilmesi yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.