Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/11959 E. 2015/29339 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11959
KARAR NO : 2015/29339
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/187196

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler İ.. Y.. ve F.. Y.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/05/2014 tarihli ve 2013/130280 soruşturma, 2014/33790 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/08/2014 tarihli ve 2014/2554 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.05.2015 gün ve 2014-10192/32218 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2015 gün ve 2015/187196 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, şüpheliler İ.. Y.. ve F.. Y..’nın karı koca olup, F.. Y..’nın müşteki Mustafa Yuva’nın yeğeni olduğu, Mustafa Yuva’nın Almanya’dan emekli olduğu ve birikmiş yüklü miktarda parası olduğunun şüpheliler tarafından bilinmekte olduğu, bu kapsamda müşteki ve tanık anlatımları doğrultusunda şüphelilerin hileli söz ve davranışlarla müştekiden para aldıkları ve geri vermediklerinin iddia edildiği, şüpheli İ.. Y..’nın TSK bünyesinde çalışmakta olup, şikayet dilekçesine göre Oyak’ta cazip koşullarda yüksek faiz getirisi ile yatırım yapacağına ikna ederek Mustafa Yuva’dan para almış olduğu, önce aldığı paranın daha fazlasını faiz getirisi olarak Mustafa Yuva’ya iade ederek müştekinin güvenini kazandığı, ancak daha sonra yine Oyak’ta değerlendireceği gerekçesiyle şüphelilerin müştekilerden para almaya devam ettikleri ve aldıkları paralara karşılık olarak Mustafa Yuva’ya senet ve protokol verdikleri halde bu paraları iade etmediklerinin iddia edilmesi karşısında, tanık beyanlarında Mustafa Yuva’nın yakınlarının yanında yeğeni ve eşi tarafından dolandırıldığını beyan ettiğinin anlatılması da nazara alındığında, şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket edip etmediklerinin ve şüphelilerin eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturacak hile boyutunda olup olmadığı yönünde delillerin takdir

ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilerek, itirazın kabulü yerine isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.02.2014 tarih ve 2014/2554 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.