YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12576
KARAR NO : 2015/29705
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
Tebliğname No : 15 – 2013/394818
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2013/209 (E) ve 2013/335 (K)
SANIK : H.. D..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; otobüs yolculuğu sırasında katılanın yanına oturan sanığın, zaman içerisinde ilerleyen sohbet ortamında kendini Yargıtay’da görev yapan C.savcısı olarak tanıtmasını müteakip; katılanın, oğlu Ahmet’in bir sorununu dile getirmesi neticesinde ona “…gerekli bilgileri ve telefon numaranı alayım, Yargıtay, Adliye ve Adalet Bakanlığında tanıdıklarım var, meseleyi hallederiz…” demesi, bilahare telefonla arayıp “…dosyasına baktım, parka çekilen aracın 893 TL borcu var, bunu verdiğim banka hesabına yatırın, işi hemen çözelim…” yalanını söylemesi ve bunun üzerine katılanın oğlu Ahmet’in valör tarihi 01.10.2007 olan banka dekontu ile ilgili bankanın, Yenişehir Şubesi nezdinde bulunan sanık adı ve hesabına 893 TL’yi transfer etmesi suretiyle haksız yarar sağlaması eyleminin, Dairemizin 18.04.2013 tarih ve 2011/23747 E, 2013/7188 K sayılı “bozma ilamına” uyularak “nitelikli dolandırıcılık” suçunu değil TCK’nın 157/1. Maddesinde tanımlanan “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.