YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14026
KARAR NO : 2015/30160
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/246725
Dolandırıcılık suçundan hükümlü H.. K.. hakkındaki Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2014 tarihli ve 2013/109 esas, 2014/413 sayılı ilâmı ile verilen 3 yıl hapis cezasının infazı sırasında, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasının infazı için 21/11/2014 tarihli davetnamenin tebliği üzerine süresinde infaz için müracaat edilmediği gerekçesiyle hükümlü hakkında 23/12/2014 tarihinde yakalama emri çıkartılması üzerine, hükümlü annesinin dilekçe ile hapis cezasının infazı için düzenlenen çağrı kağıdının hükümlünün mernis adresine tebliğ edilmesi gerektiğinden ve tebliğin usulsüz olduğundan bahisle yakalama kararının kaldırılması talebinin reddine dair Bakırköy İnfaz Hâkimliğinin 23/01/2015 tarihli kararına vaki itirazın reddine ilişkin Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2015 tarihli 2015/451 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2015 tarih ve 2015-13245/42852 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2015 tarih ve 2015/246725 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasının infazı için 21/11/2014 tarihli davetnamenin hükümlü H.. K..’a 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmesini müteakip, yakalama kararı çıkarıldığı anlaşılmakta ise de, 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, ” (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ve 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değişik aynı Kanun’un 21. maddesinde yer alan, “(1) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (2) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükümleri dikkate alındığında, öncelikle hükümlünün bildirdiği en son adresine tebligatın çıkarılması gerektiği, tebliğ edilmediği takdirde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işlemi yapılabileceğinden, yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlünün, bildirdiği son adresin infaz dosyasından anlaşılamaması nedeniyle infaza esas teşkil eden Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/109-2014/413 sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya arasına alınmasından sonra incelenme yapılması amacıyla dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.