Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14198 E. 2015/30575 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14198
KARAR NO : 2015/30575
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/305296

Dolandırıcılık suçundan şüpheli …. Pazarlama Termal Turizm Tic. Ltd. Şti. yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda ….. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/10/2014 tarihli ve 2014/…. soruşturma, 2014….. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii …… Sulh Ceza Hakimliğinin 26/02/2015 tarihli ve 2015/…. değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31.08.2015 gün ve 2015-….. sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2015 gün ve 2015/….. sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu. Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin şikayet dilekçesinde belirttiği dolandırıcılık iddiası üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği, müştekinin dilekçesinde geçen iddialara ilişkin araştırma yapması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ….. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.02.2015 tarih ve 2015….. değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.