Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14698 E. 2015/32444 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14698
KARAR NO : 2015/32444
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : KD – 2015/375285

Hizmet Nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan sanık F.. A..’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/1 ve 53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/04/2010 tarih ve 2009/666 Esas, 2010/288 Karar sayılı karar lehine sanık müdafiinin vaki temyiz istemi üzerine bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/319456 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, Dairemizin 20/01/2014 tarih ve 2012/7489 Esas 2014/553 Karar sayılı kararıyla kararın onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine anılan Kanun’un 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan verilen onama ilamına yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 20/01/2014 tarih ve 2012/7489 Esas 2014/553 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın, Engellileri Himaye Derneği’nin başkanı olduğu, Valilik tarafından dernekte denetim yapılacağının kendisine tebliğ edildiği, hemen bu tebliğden sonra, 07/05/2007-23/10/2007 tarihleri arasında kendisine teslim edilen 5 TL’lik ve 10 TL’lik birer cilt makbuzun çalındığını belirterek kolluğa müracaata bulunduğu, yapılan incelemeler sonunda 22.410 TL yardım toplandığı, bu miktardan 18.750 TL ile yardım toplama amacında belirtilen yirmi beş adet bilgisayar alındığı, 3670 TL paranın, gider olarak gösterildiği, gider olarak gösterilecek kısmın, gelirin %10’luk kısmını geçemeyeceği de dikkate alındığında, 592 TL paranın sanığın uhdesinde kaldığı, sanığın kullanmış olduğu SP Ev Aletleri Dış Ticaret Limited Şirketi’ne ait 18.750 TL tutarındaki üç adet faturanın sahte olduğu, bu şekilde sanığın, Dernekler Kanunu’nun 32/f maddesi kapsamında, kendisine görevi nedeniyle teslim edilen parayı uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanığa yüklenen suç tarihinin, 23/10/2007 olduğu, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/f. maddesinin 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun’un 558. maddesi ile değiştirilmesinden önceki haline göre, “her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli fiileri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşyüzmilyon liraya kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmünü havi iken 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun’un 558. maddesi ile değiştirilmesinden sonra, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun daha ağır cezayı gerektiren güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılacağı hükmüne yer verdiği dikkate alınarak, eylemin, suç tarihinde yürürlükte olan 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/f. maddesindeki özel suç tipine uyduğu gözetilerek, maddenin 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 558.maddesi ile değişiklikten önceki ve sonraki hali arasında 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirmesi yapılarak hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun hükümleri uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de; tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.