Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/1954 E. 2015/20922 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1954
KARAR NO : 2015/20922
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’in, mağdura ait işyerinde satış ve pazarlama elemanı olarak çalıştığı, kamyonla malı alarak götürüp sattıktan sonra parasını uhdesinde tutup mağdura iade etmeyip kamyonu da bir yere park edip muhasebeciye telefon ederek kamyonun bıraktığı yerden alınmasını sağladığı, yapılan araştırma üzerine diğer sanık … ve temyiz dışı …’ün de, sanık …’e, mağdurun kendisini bedava çalıştırdığını, sigortasının yapmadığını, bu nedenle mallarını satıp parasını kendilerine getirdiği takdirde birlikte işyeri açıp ortaklık yapacaklarını, gerekirse evini değiştirip kendisi saklayabileceklerini söyledikleri, bu azmettirmeden sonra sanık …’in, mağdurun malını satıp parasını uhdesinde tuttuğu ve elindeki parayı da sanık … ve temyiz dışı …’e verdiği, böylece sanık … ve temyiz dışı …’ün azmettirmesi ile sanık …’in hizmet hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu birlikte işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, mağdur ve tanık beyanları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanık …’in soruşturma aşamasında kendisini azmettiren kişilerin sanık … ve temyiz dışı … olduğunu, parayı aldıktan sonra bu kişilere verdiğini, saklanmasını için bu kişilerin kendisine ev tuttuklarını, ev taşımada yardımcı olduklarını açıkça belirttiği, sanık …’ın da, dolaylı olarak sanık …’ten 9.000 TL para aldığını kabul ettiği, olayın ortaya çıkmasından sonra, sanık … ve temyiz dışı …’ün mağdurun zararını gidermek için senet verdikleri, böylece sanık …’ın, sanık …’i azmettirdiği ve fikir birliği içinde hareket ederek suçun işlenmesini sağladığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesine göre; “kararda, para cezasının on eşit taksitle ödenmesine” karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından, adli para cezalarının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “200 gün” ve “4.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ile hükümlerin ilgili kısmına “para cezasının birer ay arayla on eşit taksitle ödenmesine” ifadesi yazılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.