Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2667 E. 2015/22432 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2667
KARAR NO : 2015/22432
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın … Ticaret Limited Şirketinde 25/07/2003-13/02/2006 tarihleri arasında hasar sorumlusu olarak çalıştığı, katılan şirketin … grubunun yetkili satıcısı ve tamir servisi olduğu, araç satışı dışında anlaşmalı sigorta kurumlarına bağlı araçlarında tamirinin yapıldığı, katılan şirketin anlaşmalı sigorta şirketleri dışındaki araçları şirkete kabul etmediği, sanığın suç tarihinde anlaşmalı sigorta şirketleri dışında kalan sigorta şirketlerince sigortası yapılmış hasarlı araçları da hasar tamiri için kabul ettiği, hasarlı araç sahiplerinden şirkette çalışan … adına vekaletname aldığı, anlaşmalı sigorta şirketlerine bağlı hasarlar için açılan iş emirlerinde tahrifatlar yaparak anlaşmalı olmayan sigorta şirketlerine bağlı hasarlar için açılan iş emirlerine yazdığı, araçlar tamir edildikten anlaşmalı olmayan sigorta şirketlerince yapılan ödemelerin bir kısmını şirkette çalışan vekaletname aldırdığı …’den elden aldığı ancak parayı aldığına dair herhangi bir belge vermediği, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın suçlamaları kabul etmediği ancak tanıkların aynı yöndeki beyanları, …’nın hesabına aktarılan paraları internet bankacılığını kullanmak suretiyle kendi hesabına aktardığına yönelik bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş sanığın eylemini hizmet ilişkisi içerisinde gerçekleştirmesi sebebiyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.