Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2753 E. 2015/21815 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2753
KARAR NO : 2015/21815
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanık ve katılanın …’de bulunan bir dairenin satışı konusunda anlaştıkları, sanığın kat karşılığı üstlenmiş olduğu inşaatta katılana vermeyi taahhüt ettiği daireyi parasını aldığı halde bir başkasına sattığı, katılanın verdiği paralara karşı 15/01/2006 vade tarihli 20.000,00 TL’lik bono aldığı, bu bonoya istinaden … İcra Müdürlüğünde icra takibine başladığı, İcra takibini durdurmak için sanığın borcu ödediğine dair iki adet özel belgeyi…İcra Mahkemesinin 2006/101 esas sayılı dosyasına sunduğu, bu belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 24/12/2007 tarihli bilirkişi raporunda “2 nüsha yazıları ile … isim yazısı altındaki imzanın bir kalemde yazılıp atıldığı, … isim yazısı altındaki imzanın farklı fiziki evsafta ikinci bir kalemle atıldığı, metin yazılarının ise farklı fiziki evsafta üçüncü bir kalemle yazıldığı,” belirtildiği, bu haliyle sanığın ödemediği parayı ödemiş gibi özel belge niteliğindeki evrakta eklemeler yaparak sahtecilik suçunu işlediği, bu evrakı icra tetkik merciindeki dosyaya vererek kendini borçtan kurtarmaya çalışarak menfaat sağlamaya çalışarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda sanığın, üzerine atılı suçları işlediği hususunda savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.