YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3197
KARAR NO : 2015/22664
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, adliyede davası bulunan katılana, mahkeme ismi vermeksizin babası …’ın ismini verip hakim akrabası olduğunu, bu şekilde işini halledebileceğini söyleyip, babasının hesabına katılanın para yatırmasını sağlayarak menfaat temin ettiği olayda; yerel Mahkeme’nin 28/07/2008 tarih 2007/310 E. 2008/245 sayılı kararıyla sanığın katılana yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 08/04/2013 tarih ve 2011/22995 esas, 2013/6411 sayılı kararıyla sanığın katılana yönelik eyleminin TCK’nın 157/1. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunun oluşturacağının gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK’nın 51/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasında geçmişte sabıkası bulunmayan sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın yetersiz ve çelişkili gerekçeyle hüküm kurulması ve temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.