YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3273
KARAR NO : 2015/22655
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… bağkur nolu sigortalı …’nın kayıtlı bulunduğu …… giriş terk tarihlerinde çelişki olduğundan mahallinde tetkik yapılmasının istenmesi sonucu ….. Müdürlüğü’nden istendiği, yapılan incelemede …merkezi tarafından hazırlanan raporda sanığın 12/11/2009 tarihinde SGK’ya ibraz ettiği sigortalılık belgesinde adına belirtmiş olduğu … …Üyelik kaydına ilişkin yapılan işlem sonucunda şüphelinin adına belirtilen üyelik kaydına ilişkin esnaf odasınca sadece üye kayıt defteri ibraz edilebildiği üyelik başvurusuna dair kayıt tarihi olarak belirtilmiş olan 20/07/1989 tarihi itibariyle değiştirilemez nitelikte herhangi bir belge ibraz edilemediği, defterde sadece adı ve soyadı yazıldığı, üye bilgilerinin belirtilmediği, usule uygun tutulmadığı, tek başına itibar edilebilecek bir kayıt niteliğinin olmadığı, üyeliğin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararının ibraz edilemediği, ilgili esnaf odasının genel kurul toplantılarına ait hazırun cetvelinde sadece 31/03/2002 tarihli genel kurul toplantısına ait 15.573 üye numarasının belirtildiği, ancak burada da ilgili üyenin adının Fahri olarak yazıldığı, nüfus bilgilerinin bulunmadığı ve diğer genel kurul toplantılarında da hiç belirtilmediği, sanığın söz konusu esnaf odası üyelik kaydına ilişkin 12/11/2009 tarihli ibraz etmiş olduğu belge dışında bir belge bulunmadığı, bununla birlikte sanığın konfeksiyon işi ile iştigal etmediği, 01/02/1983 tarihi itibariyle herhangi bir vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, dolayısıyla … sigortalılık tesciline esas teşkil eden …’a giriş bildirgesinin gerçek dışı bilgilere dayanılarak düzenlenmiş olduğu, şüphelinin konfeksiyon işine ilişkin herhangi bir vergi mükellefiyetinin bulunmadığını bilmesine rağmen sigortalılık tescilinin yapılmasına ve kurum yardımlarından faydalanmak üzere sağlık karnesi düzenlenmesine izin verdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın Bağkur’a kayıt yapıldığı 1999 tarihinden itibaren aldığı sağlık karnesine istinaden sağlık harcaması yapmadığı ve kurumun herhangi bir zararının bulunmadığı, sanığın ibraz ettiği … Esnafına mahsus hüviyet cüzdanında derneğe kayıt tarihinin 01/08/1989 olarak belirtildiği, … Esnaf Odası kayıtlarında sanığın isminin … olarak gösterildiği ve kayıt tarihinin 20/07/1989 olarak belirtildiği, sanığın bilgi güncellemesi için 11/11/2009 tarihli sigortalı belgesinde… Vergi Dairesi kayıtlarında 18/07/2002 tarihinde vergi kaydının olduğu, …. kayıt ve terkin tarihlerinin gösterilmesi yanında kaydın defterden kontrol edilmesi gerektiği şerhinin düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 11/11/2009 tarihli belgeye istinaden sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından atılı suçu işlediğine dair kesin ve yeterli delil bulunmadığından beraatına ve 19/07/1999 tarihli belgeye istinaden sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerine uyarınca hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar dolmuş olduğundan düşme kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.