YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6401
KARAR NO : 2015/24688
KARAR TARİHİ : 30.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanık …’ün katılan …’a güven vermek amacıyla daha önce … 2 makinası sattığı, daha sonra arkadaşlığını ilerleterek Kuşadası ile … İlçelerinde iddia bayii ve … 2 dükkanının olduğunu, spor toto teşkilatında … adlı tanıdığının bulunduğunu, kendisine iddia bayiisi açtırabileceğini ve bununla ilgili işlemleri yapacağını söylediği, katılan .. de bu teklifi kabul etmesi üzerine sanığın … isimli sahte mail adresinden bayilik talebinin kabul edildiği yönünde katılanın internet adresine mesaj gönderdiği, bunun üzerine katılanın da çeşitli tarihlerde işlemlerin yapılması için toplam 29.950 TL parayı kısmen elden vermek kısmen diğer temyiz dışı sanık … ‘ın … Bankasında bulunan hesabına havale etmek suretiyle sanığa verdiği, akabinde sanığın katılan … vasıtasıyla tanıştığı diğer katılan …’ya, iddia bayiisi olduğunu, istediği takdirde iddia bayiliği alması için kendisine yardımcı olabileceğini söylediği, katılan İlkay’ın da bu teklifi kabul etmesi üzerine sanığın… isimli sahte mail adresinden bayilik talebinin kabul edildiği hususunda katılanın internet adresine mesaj gönderdiği, bunun üzerine katılan İlkay’ın sanık … belirttiği ve diğer sanık … adına olan … Bankasındaki hesaba 4700 TL para gönderdiği, daha öncede bilahare 250 TL parayı elden verdiği, ancak katılanların bayilikle ilgili cihazların gelmemesi üzerine yaptıkları araştırma sonucunda sanık … iddia bayiliği için kendi adlarına herhangi bir işlem yapmadığını öğrendikleri, bu şekilde sanık Hakan’ın üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda,
Temyiz dışı sanık … dosya içinde bulunan 21.01.2015 havale tarihli dilekçesinde, sanık … gerçekte ölmediğini belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın adli bir vaka nedeniyle öldüğü belirtilmiş ise ilgili kayıtların, soruşturma veya kovuşturma dosyasının onaylı suretinin dosya içine konulması, sanığın normal yollardan öldüğü belirtiliyorsa ilgili mahalle ve köy muhtarı ile sanığın yakınlarının tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, nüfus ve ölümüne ilişkin kayıtların getirtilip incelenerek gerçek olup olmadığının araştırılması, buna göre sanığın ölüp ölmediğinin kesin olarak belirlenmesi, sanığın ölmediğinin anlaşılması halinde yargılamaya devam edilip delilerin tartışılarak hüküm kurulması, öldüğünün anlaşılması halinde TCK. 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.