Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/6493 E. 2015/30805 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6493
KARAR NO : 2015/30805
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/278155

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Karacasu Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/01/2013
NUMARASI : 2011/120 (E) ve 2013/6 (K)

SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, kasten yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Taraflar arasında arazi anlaşmazlığı yüzünden husumet bulunduğu ve husumetin neticesi olarak 02/09/2011 günü akşamında saat 22:30 sıralarında sanık …….. tarafından şikayetçiler …….. ve darp ettiği, yine sanığın 03/09/2011 günü sabah saatlerinde ……………. evinin önüne gelip “çık dışarı seni öldüreceğim” demek suretiyle tehdit ettiği ve buna …….da tanık olduğu, 06/09/2001 günü ise sanık ……… müşteki ……….. ait tarlaya su taşıyan ve kendi arazisinden geçen, 25’lik diye tabir edilen boruyu kırdığı ve tanık …………. beyanına göre sanığın kendisine……… su borularını kökledim” dediğini ve bu beyanıyla mala zarar verdiği bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
1)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyizinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre, karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinin incelenmesinde;
06/09/2011 günü sanık ……… 09/09/2011 tarihli olay yeri tespit tutanağı ve tanık ….. beyanlarına göre, katılan sanık ……… ait tarlaya su taşıyan ve kendi arazisinden geçen su borularını koparmak suretiyle zarar verdiği gerekçesine dayanan kararlarda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3)Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinin incelenmesinde ise;
Mahkemece, sanığın mahkûmiyetinde beyanı esas alınan tanık ………katılan ……… kardeşi olması ve taraflar arasında var olan önceye dayalı husumet nedeniyle beyanlarının birbirleriyle tam örtüşmemesi nedeniyle taraflı olma ihtimalinin bulunması karşısında, tanığın beyanının sanığın mahkûmiyeti için tek başına yeterli olamayacağı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.