YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6504
KARAR NO : 2015/30894
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No: 2 – 2012/226855
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2012
NUMARASI : 2010/338 (E) ve 2012/421 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : S.. Ö.., O.. P..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suç tarihinde, suça sürüklenen çocukların kurs için Gazi İlköğretim Okulunda bulundukları sırada burada bulunan okulun kantin camını kırdıkları, akabinde kantin içinde bulunan bir takım bisküvi ve bozuk para bulunan poşetleri alarak kaçtıkları, tanık S.. K..’un suça sürüklenen çocukları yakalamak amacıyla peşlerinden koşarken ellerindeki poşetleri bıraktıkları, bu şekilde suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMUK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran suça sürüklenen çocukların haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk savunması, müşteki ile tanık ifadesi, görgü tespit ve teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-) Müştekinin soruşturma aşamasındaki ifadesinde, suça sürüklenen çocukların çalmış oldukları eşyalar ile kaçarlarken tanık Suat’ın kovalaması sonucu suça sürüklenen çocukların söz konusu malzemeleri bırakıp kaçtıklarını, kendisine teslim edilen malzemelere baktığında eksik veya çalınan başka bir malzemesinin olmadığını tespit ettiğini belirtmesi, tanık S.. K..’un beyanında, suça sürüklenen çocukları çalmış oldukları eşyalar ile birlikte okulun arka bahçe duvarından kaçtıkları esnada gördüğünü, yakalamak için peşlerine düştüğünü, bu esnada suça sürüklenen çocukların ellerindeki koli ve poşetleri yere bırakıp kaçtıklarını söylemesi karşısında, müşteki A.. K..’ın tekrar mahkemeye çağrılarak, olay tarihinde suça sürüklenen çocuklar tarafından çalınıp kendisine teslim edilen eşyalardan başka suça sürüklenen çocuklar tarafından çalınmış bir eşyasının olup olmadığının açıkça sorularak tespit edilmesinden sonra hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı karar yerinde tartışılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-)5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca suç tarihinde 18 yaşını bitirmemiş olan suça sürüklenen çocukların mahkum edildikleri bir yıldan daha az süreli hapis cezalarının birinci fıkrada yazılı seçenek yatırımlarından birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.