YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6509
KARAR NO : 2015/30782
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/140239
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2013
NUMARASI : 2011/694 (E) ve 2012/308 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : Ş.. G..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun yanında temyiz dışı iki arkadaşı ile aynı suçu işlemekte fikir birliği yaparak, Mustafa Boydak Camii’nin imam odasından yardım paralarını çalmaya karar verdikleri, caminin boşalmasını bekledikleri, saat 13:30’da suça sürüklenen çocuğun tekmeleyerek caminin ahşap giriş kapısını kırdığı, hep birlikte içeri girdikleri, suça sürüklenen çocuğun yine tekmeleyerek imam odasının kapısını kırdığı, içeride ahşap kilitli kitaplığın kilit kısmını zorlayıp kırarak açtıkları, 95 TL’den ibaret camiye yapılan yardım paralarını çaldıkları anlaşılan olayda,
1-Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzmanı tarafından verilen 22.08.2011 tarihli raporda, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan “camiden meydana gelen hırsızlık” suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin belirtilmesine karşın, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından Adli Tıp Uzmanınca verilen 22.08.2011 tarihli raporda suça sürüklenen çocuğun kamu malına zarar verme ve ibadete ayrılmış yarlerden hırsızlık suçunu kavrayabilecek ve bu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek ve davranışlarını bunlara göre yönlendirebilecek psikobiyolojik gelişim içinde olduğunun belirtilmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı dosyada mevcut sosyal inceleme raporu ile birlikte değerlendirilip, bu konudaki gözlem ve tespitler tutanağa geçirilerek hangi rapora ne sebeple üstünlük tanındığı tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun, cami ve imam odasının kapısını kırmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 153. maddesine uyan ibadethaneye zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı kanunun 152/1-a maddesinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuk hakkındaki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” denilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.